ANA SAYFA              FİKİR ALANI              MAKALELER             SOHBET            Şiirler             ÜYE   GİRİŞİ             İLETİŞİM

  Giriş ve Kayıt Ol

Başbuğ Alparslan Türkeş

Başbuğ Alparslan Türkeş

Başbuğ Alparslan Türkeş ÜLKÜCÜ ŞEHİTLER

Bilgi Arşivi: Evet
İzlek Arşivi: Evet
Resim Arşivi: Evet

 ANKET
 OCAĞIMIZI GERİ VER SAYIN BAHÇELİ
 SOHBET ODASI
 ALTUNKÖPRÜ KATLİAMI ...
 BOZKURT SOYLU (MUTLAKA İZLEYİN ŞOK İZLEK)
 ATATÜRKÜN TÜRK DÜNYASI İLE İLGİLİ ÖNGÖRÜSÜ
 TÜRK ADLARI
 TÜRKÇÜ KİMDİR?
 TÜRKÇÜLÜK
 TÜRKLÜK VE BOZKURT
 KIZILELMA
 TÜRK MİLLETİNİN TARİFİ
 TÜRK ADI
 Türk Soyu
 TÜRK BİRLİĞİ
 ŞİİRLERİYLE HÜSEYİN NİHAL ATSIZ
 Hüseyin Nihal Atsız ( 12 Ocak 1905 - 11 Aralık 1975 )
 BAŞBUĞUN HAYATI
 ŞİİRLERLE BAŞBUĞ
 SEVDİĞİ ŞARKILAR

 MİLLİYETÇİLİK
 MİLLİ EĞİTİM HAKKINDA GÖRÜŞLERİ
 MİLLİ AHLAK HAKKINDA GÖRÜŞLERİ
 KÖROĞLU DESTANI
 AT KADAR OLABİLMEK
 TÜRK MİLLETİNİN TARİFİ
 GÖKTÜRK DESTANI
 MANAS DESTANI
 ORTADOĞU VE TÜRKİYE HAKKINDA GÖRÜŞLERİ
 MİLLİ KÜLTÜR HAKKINDA GÖRÜŞLERİ
 TÜRK DÜNYASI İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ
 İSLAMİYETİN KABULUNDEN SONRAKİ DESTANLAR
  YAZILI ESERLERİ
 ŞU DESTANI
 Hüseyin Nihal Atsız ( 12 Ocak 1905 - 11 Aralık 1975 )
 9 IŞIK
 TÜRKLÜK VE BOZKURT
 Türk Soyu
 DİN VE İSLAMİYET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ
 ÜLKÜCÜLÜK HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ
 TÜRKÇÜ KİMDİR?
 HUN OĞUZ DESTANI
 BAŞBUĞUN HAYATI
 OCAĞIMIZI GERİ VER SAYIN BAHÇELİ
 SALTUK BUĞRA DESTANI
 ATATÜRKÜN TÜRK DÜNYASI İLE İLGİLİ ÖNGÖRÜSÜ
 SOHBET ODASI
 MİLLİ SAVUNMA HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ
 MİLLİ KALKINMA VE MİLLİ İKTİSAT HAKKIN GÖRÜŞLERİ
 GENÇLİK HAKKINDA GÖRÜŞLERİ
 KIBRIS HAKKINDA GÖRÜŞLERİ
 BOZKURT SOYLU (MUTLAKA İZLEYİN ŞOK İZLEK)
 TÜRK ADI
 DIŞ SİYASET HAKKINDA GÖRÜŞLERİ
 ERGENEKON DESTANI
 ANKET
 TÜRK BİRLİĞİ
 TÜRKÇÜLÜK
 ALPERTUNGA DESTANI
 TÜREYİŞ DESTANI

Harekethaber.com

Millihareket.org

Radyohareket.com

Turaniler.com

Hareket Spor

Ana Sayfaya Dön

                                      uzun sacli küpeli polis

Bu Ergenekon gözaltilari meselesinde biraz fikir ve tecrübe edinmis oldum. Artik ileride kitap mi yazarim bilmem. Senaryo ve film yapimi önerilerine de açigim.
 
Bir de sayet bu konularda yetkili birini bulursam, "darbeci bulma" ve "Türkiye'de darbelere son verme" konusundaki görüslerimi aktarmak isterim. Söyle ki: Neden hazirda apaçik darbe yapmislar dururken, "darbe planladiklarindan süphelenilenler" götürülüyor ki? Mesela, Marmaris dolaylarinda varmis öylelerinden ; yani gözümüzün içine baka baka darbe yapmis olanlardan...
 
Su hususa da dikkat çekmek isterim: Ben Sayin Recep Tayip Erdogan gibi kudretli ve darbecilige karsi bir Basbakan olsam, TSK Iç Hizmetler Kanunu denilen vesikanin o meshur 35. maddesini iptal ederdim. Bes dakkalik is! Hem bundan sonra kimse cani darbe yapmak istediginde öyle kolay yasal dayanak bulamasin diye.
 
Bu sekilde darbeci aramak çok zor ve maliyetli bir is. En iyisi kökten seyetmek diye düsünüyorum...



Mustafa Balbay, gözaltina alinirken kendine has espritüelligi ile sormus: "Nerede uzun saçli, küpeli  o polis?"
 
"Uzun saçli ve küpeli polis"ten önce, geçen yil ilk gözaltina alinanlardan Hayrullah Mahmut bahsetti. Sonra Star gazetesi, Terörle Mücadele Subesi'ndeki yenilenme ve modernlesmeyi anlatayim derken isi 'yalakaliga' kaçirdi ve Terörle Mücadele ekiplerine agir roman tadinda uzunca bir "Uzun Saçli, küpeli polis" güzellemesi yazdi...
 
"Uzun saçli, küpeli polisi" 4 Haziran 2008 günü Behiç Gürcihan'in evinde gördüm.
 
Ergenekon sorusturmasi kapsaminda gerçeklestirilen gözaltilarla ilgili korkunç seyler anlatiliyordu ve ben dogrusu etrafima 'gaz vermemek' için her ne kadar bu fikrimi kendime saklasam da eger basima bir gün gözaltina alinma gelirse öyle pek de "tipis tipis" gidenleren olmamayi düsünüyordum. Hayir, görevini yapan kolluk güçlerine  direnmekten falan sözetmiyorum...yasalar anlaminda iyi bir hazirligim vardi ve bunlarin harfiyen uygulanmasi konusunda çok israrci olacaktim...
 
Ama onlar beni degil, Behiç Gürcihan'i almaya geldiler...
 
Sabahin saat 6'sinda karsimizda 7 kisilik genç ve modern giyimli insanlar duruyordu. En son, 12 Eylül'ün o karanlik günlerinde ,1980 yilinda rahmetli babam Numan Yüksek'i almaya gelen "iskenceci kilikli" biyikli ve ter kokan polislerden çok farkliydilar...
 
Behiç Gürcihan, kapiyi nazikçe çalanlari içeri davet etti. Hepsi teker teker ayakkabilarini çikardilar, bana da "günaydin" dediler. Öyle gariban Iraklilarin evine dalan Amerikan çapulculari gibi asirilik ve saldirganlik yok...
 
Ben yine de killik yapacagim ya ....(Hem onca hazirlik yapmisim, bosa mi gitsin...)
 
"Yazili arama karari ve gerekçeyi görebilir miyiz" seklinde bir tavir koydum...
 
"Tabii..." dedi "uzun saçli, küpeli polis" . Lewis bluejeanin üstüne lacivert kruvaze ceket giymisti. Elindeki dosyayi sehpanin üzerine açip 12. Agir Ceza Mahkemesi tarafindan alinan karar ile ***huriyet Savcisi'nin arama ve gözalti talebini gerekçesi ile birlikte okudu. Tesekkür ettik, aramaya geçildi.
 
(Bu arada, önceki gözaltilar gibi sabah saat 03'te degil, 00.06'da  geldiklerine dikkat edelim...Balbay'lara 07.15'te gitmisler..Iyi ,iyi.. Türkiye demokratiklesme yönünde hizla adm atiyor!)
 
Sakin ve kendilerinden emindiler  ama ne aradiklarini bilmiyorlar gibi geldi bana.. Yani, öylesine "Bir sey bulunursa fena olmaz" havasindaydilar...Bazi evraklari alip almama konusunda tereddüte düstükleri zaman telsizle daha üst amirlerine danisiyorlardi
 
Ekibin amiri o meshur "uzun saçli, küpeli" polisti...
 
Görevini yasalara uygun sekilde yapmaya çalisan bir devlet memuru oldugu için adini vermeyelim; gülerek "O meshur uzun saçli, küpeli polis benim" dedi...
 
Aldiklarini geri  yerine koymaya çalisarak arama yaptilar. Bana ait olan esyalara daha bir özenli davrandilar.
 
Arama fasli uzadikça onlar da, biz de yorulmaya basladik. Sigara içenler, sirayla bahçeye veya balkona çikiyordu. . Sonra ben birer kül tablasi bulup evde içebileceklerini söyledim. Tesekkür ettiler.
 
Behiç Gürcihan, "Terörle Mücadele'den çok Evrakla Mücadele Subesi oldunuz" diye takildi. "Öyle olduk valla" diyerek güldüler.  Sonra herkes acikip susadi haliyle...Uzun saçli, küpeli komiser "hep birlikte kahvalti yapmayi" önerdi. "Ev sahipleri" olarak böyle bir seyi önce biz düsünemedigimiz için Behiç Gürcihan ile birlikte biraz mahcup olduk. Içlerinden biri "taze pogaça" almaya gitti, ben de çay koydum.
 
Oturma grubunun önündeki sehpaya gazete serip bir yandan kahvalti, bir yandan sohbet ettik. Son derece entellektüel ve güncel konulara hakim insanlardi. Içlerinde, neredeyse Behiç Gürcihan kadar Inglizce bilenler bile vardi. Kurtlar Vadisi'ndeki "Muro" tiplemesinin PKK'yi sempatik göstermek gibi bir sakatlik barindirmasina ragmen, oyuncu Mustafa Üstündag'in yüksek performansi konusunda mutabik kaldik....
 
Behiç Gürcihan, "Vedat Yenerer'in evinden sapan aldiginiz dogru mu?" diye sordu. "Aldik" deyip güldüler. Sapani Filistin'den getirmis Vedat, onun için almislar. E Filistin'in sapani meshurdur, öyle gariban bir ülkeden baska ne alip geleceksiniz...
 
Arama yine de bir hayli uzun sürdü. Saat 10.30 olmustu ki "Yavas yavas toparlansak mi?"demeye basladilar. Zannedersem, "Darbeci" ariyorlardi; veya "darbe planlari yapildigini" kanitlayacak bir takim bilgi, belge ve dökümanlar (Bazi okuyucular simdi "belge ile döküman ayni sey" diye ukalâlik yaparak konunun disina çikacaklar ve ben de onlarin maillerini okumadan silecegim..)
 
Sonra Behiç Gürcihan'la birlikte "mevcutlu" vaziyete olay mahalinden ayrildilar. Allah için öyle kelepçe falan takmadilar. U*** Büyükçelebi'ye neden kelepçe taktiklarini anlamis degilim, hem de arkadan! Veya Behiç Gürcihan'a neden kelepçe takmadiklarini da anlamis degilim,; çünkü O U*** Bey'den daha hasin yazilar yaziyor...
 
Gürcihan'in Emniyet, Savcilik ve sorgu hakimliginde evdeki kadar rahat etmedigini anliyorum. Ifadesini alirken 8 saat boyunca ayakta tutmuslar ve binlerce soru sormuslar. Hiç hos bir sey degil. Insanin bacaklari uyusur ve kafasi karisir.
 
Ertesi gün Behiç Gürcihan'in durumunu ögrenmek için halasiyla birlikte  Vatan Caddesi'ndeki Emniyet Müdürlügü'ne gittik. Terörle Mücadele  Subesi'ne halasini degil de beni aldilar nedense. Oysa, zorluk çikarici bir tipim vardir ve bu yüzden resmi dairelerde pek sevilmem. Resmi dairelerde aniden belirerek devlet memurlarini rahatsiz etme huyundan Akif Beki'nin Basbakanliga girisimi tümden yasaklamasiyla birlikte kurtuldum. Önceleri agirima gitmisti ama sonradan alistim. Basbakanliga gitmeyeli daha "genç ve güzel" göründügümü söylüyorlar. E stres yapiyor ne de olsa devlet kapisi...
 
Bana refakat eden polis, koridorlardan geçerken "Bizim burayi da görmüs oldunuz" dedi. Allah daha güzel görüsler nasip etsin insallah...Behiç Gürcihan'i göremedim ama ertesi gün savciliga sevkedilecegini ögrenmis oldum. Bizim eve gelen polislerden bir kaç tanesi oradaydi, "Ooo, hos geldiniz Fatma Hanim, bugün de siz bizim çayimizi için" dediler. Kirmayip içtik; medenilik baska bir sey.
 
Bu Ergenekon gözaltilari meselesinde biraz fikir ve tecrübe edinmis oldum. Artik ileride kitap mi yazarim bilmem. Senaryo ve film yapimi önerilerine de açigim.
 
Bir de sayet bu konularda yetkili birini bulursam, "darbeci bulma" ve "Türkiye'de darbelere son verme" konusundaki görüslerimi aktarmak isterim. Söyle ki: Neden hazirda apaçik darbe yapmislar dururken, "darbe planladiklarindan süphelenilenler" götürülüyor ki? Mesela, Marmaris dolaylarinda varmis öylelerinden ; yani gözümüzün içine baka baka darbe yapmis olanlardan...
 
Su hususa da dikkat çekmek isterim: Ben Sayin Recep Tayip Erdogan gibi kudretli ve darbecilige karsi bir Basbakan olsam, TSK Iç Hizmetler Kanunu denilen vesikanin o meshur 35. maddesini iptal ederdim. Bes dakkalik is! Hem bundan sonra kimse cani darbe yapmak istediginde öyle kolay yasal dayanak bulamasin diye.
 
Bu sekilde darbeci aramak çok zor ve maliyetli bir is. En iyisi kökten seyetmek diye düsünüyorum...
 
"Ne anlatiyorsun sen ya?" diyenleri duyar gibi oldum. Ne yapayim? Isler kötüye gitmeye baslayinca sizler hem  aninda ortadan kaybolup hem de benim yazi yazmaya devam  etmemi istiyorsunuz. Gürcihan tutuklanali en sadik okuyucuarimiz bile vinnn! Sahte ismlerle mail atmaktan da geri durmuyorsunuz ama..."Fatma hanim, yazmaya devam! Arkanizda koskoca Türk Milleti var!" seklinde cosku vereni mi ararsiniz, "Ne o Sibel hanim? Sesiniz solugunuz çikmiyor, korktunuz mu?" diye kiskirtani mi...
 
E insan korkuyor biraz tabi haliyle....
 
Ama ben hayatimda Ertugrul Özkök gibi güzel ve "sövalyemsi" tirsanini görmedim!
 
Generallerin ve Mustafa Balbay'in alindigi gün, "Kars treni" hakkinda yazi yazdi ya....
 
Gazetenin  sayfalarindan adeta "yusuf, yusuf" diye ses geliyordu...
 
Ayse Arman da ayni gün Ertugrul Bey'i "en cesur gazeteci" ilan etmesin mi! Dalga geçti bence....
Tarih: 04.07.2008 Saat: 17:06 Gönderen: oguzhan

Ayarlar
 Printer Friendly  PDF Format 

"uzun sacli küpeli polis" | Giriş Yap/Kayıt Ol | 0 Yorumlar
Threshold:   Mod:   Order:
Misafirler yorum yazamaz.
The comments are owned by the poster. TÜRKÇÜ, ATATÜRKÇÜ, ÜLKÜCÜ AG ELI (SITE) is not responsible for their content.

Yönlendirilmiş Linkler   

· Hakkında daha fazlası
· Haber gönderen oguzhan

En fazla okunan haber :
Farkın Farkında mısınız?

Haber Rating   

Haber puanı: 0
Toplam Oy: 0


Lütfen bir saniyenizi ayırarak bu anketi yanıtlayın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
Regular
Kötü
Çok Kötü

Sitemizin İdaresi bize, Kullanım Hakkı Asil Türk Milletine ithaf olunmuştur. Kaynak gösterilerek alıntı Yapılabilir. Yazılan içeriklerden ancak yazarları sorumludur.  Web sitemiz PHP-Nuke (© 2003) kodlarına sahiptir. PHP-Nuke GNU/GPL lisansı yazılımıdır.
Tema Destek :
pehaspe Geliştirme : Hareket Yayın Grubu